Bebek-cocuk bakimi, Gurbetçi Anne

Almanya’da kreşler nasıl?

Bu yazıya başlamadan önce şunun altını çizmek istiyorum. Burada yazacaklarım kendi deneyimlerim + buradaki öğretmenler ve diğer velilerle sohbetlerimden yaptığım çıkarımlar.

Kreş başlamadan önce öğretmenleri ile toplantı yapmıştık ve bana sistemi, günlük olarak çocuğumun neler yapacağını vs anlattılar. Ben de onlara Türkiye’deki kreşlerin bir gününü anlattım. Ve beni ağzı açık dinlediler. Tek bir yorumları vardı. ÇOK FAZLA DİSİPLİN!

Bizim kreşlerde çocukların saatlik faaliyetleri oluyor. Yoga ile güne başlıyorlar örneğin, okuma-biraz ucundan matematik, resim, müzik gibi bir sanat etkinliği vs vs…. biliyorsunuz

Bu arada bu söylediğim özel kreş için geçerli, ben Türkiye’de çalıştığım için en uzun saatler açık kalan özel kreşe vermiştik çünkü ihtiyacımız bu yöndeydi. Burada da İpek’in gittiği kreş yine özel. Yani kıyas yapabiliriz.

Burada çocuklar tamamen özgür. Ortak bir oyun alanı ve kapısı o oyun alanına açılan aktivite sınıfları var. Çocukları temelde o ortak alanda “oynuyor” sadece oynuyorlar evet. Ama diğer odalara giderek yemek faaliyeti, puzzle gibi kutu oyuncakları, müzik odasında müzik çalma veya uyku odasında uyuma özgürlükleri var. Sabah kahvaltısı 8-10 arası. Karnı acıkan gidip istediği gibi istediği kadarını yeyip oyun alanına geri dönüyor. Öğle yemeği de aynı şekilde. Mutfağın açık olduğu saatlerde ortak alanda o günün yemeklerinin resmi asılı kalıyor. Öğle yemeklerinde iki tür yemek seçenekleri oluyor. Çocuk kendini aç hissederse mutfağa gidiyor, yemeğini kendisi tabağına koyuyor, masaya oturup yiyor, tabağını toplama alanına kaldırıp oyun alanına geri dönüyor. Hiç mi kural yok? Elbette var. Yemekten önce ve sonra el yıkama kuralı var. Herkes de buna uyuyor. Susayan minik sürahilerden kendi bardağına suyu doldurup içiyor. Günün sonunda bardaklar toplanıp yıkanıyor. Uyku konusu da çocuğun inisiyatifine bırakılmış durumda. Eğer kendisini uykulu hissederse, uyku odasına kendisi gidip uyuyor. Uyku odasında loş bir ortam ve müzikli masal CD’si dönüyor sürekli. Bir de tabi Türk annelerinin çok hoşlanmayacağını düşündüğüm tuvalet konusu var. Öğretmenler hiçbir şekilde çocukların tuvaletine karışmıyorlar. Benimki 5 yaşında ve kendi bakımını tamamen kendisi yapabiliyor. Fakat 3 yaşa da karışmıyorlar. 3 yaş çocuğunun kendi bakımını yapabilmesi biraz zor. O konuyu İnci ile tecrübe edeceğim bakalım ne yapacağız.

Temel mantık aslında şuna dayanıyor.

Çocuklar da bir birey ve aç değilse yemek zorunda değil, uykusu yoksa uyumak zorunda değil. Kendi ihtiyaçlarını kendisi hissedip kendisi giderebilir. Bireysellik, tek olma, yalnız kalabilme bir beceri. Hafta sonu arkadaşımızın evindeydik, onlarla bu konuları konuştuk da çok isabetli bir laf söyledi. Bizde koca parkta tek başına oynayan bir çocuk varsa çocuğa TEK KALMIŞ-TEK BIRAKILMIŞ-gözüyle bakılır ve o çocuğun da diğerleri ile oynamasına teşvik edilir. Fakat Almanlar için tek oynayarak mutlu olabilmek esas marifet.

Katılırsınız-katılmazsınız sizin bileceğiniz şey tabii

Kocaman sevgiler, neşeyle kalın

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s