Okuyan anne

Çocuklarda okuma alışkanlığı

Geçen sabah bi uyandım benim zilliden ses yok, gittim baktım odasına uyanmış bizim tatlılık abidesi anam babam kalkana kadar ses etmeyeyim yatağımda kitabın resimlerine bakayım demiş

Heeeee tabi tabi Eda’da hayaller fosur bin beş yüz 😀

Ama bir kere olmuştu, sabah kalkmış kitap çekmecesindeki herşeyi yerlere dökmüştü, karıştırıyordu. Bu da bir adım tabi.

Efenim bizim evimizde kitabın yeri, önemi büyüktür. İhsan’ın baş ucu ne zaman başladığı ne zaman biteceği belli olmayan 10-15 kitabın darmadağınık şekilde konumlandırılmış durumdadır. Benim baş ucum ise, okuma sırasında olan kitapların güzelce kule yapılmış halinde derli topludur. Okudukça tarih atılır ve kitaplığın rafında türüne göre yerine konur.

Benim çok iyi bildiğim bir şey varsa o da çocuklar gördüğünü yapıyor, dikte edileni değil. Yani oku oku oku diye totosunda dolaşmaktansa anasını babasını okurken görmek ona bu alışkanlığı kazandırmakta daha fazla etkili.

Biz neler yapıyoruz, onu paylaşacağım;

Haftasonları arkadaştan önce uyandıysak yüzde bin beşyüz ihtimalle yataktan çıkmadan telefonla oynuyor oluyoruz. Ama çocuğun, bizim odamıza doğru gelen ayak seslerini duyduğumuz gibi ikimizde sevgilisiyle gizli yazışırken yakalanmış ergenler gibi telefonları elimizden fırlatıp hemen kitap okuma moduna geçiyoruz. Böylece çocuğumuz bizi uyanmış ve kitap okur halde buluyor 😀 Tam bir örnek ebeveyn karesi.

Sonra kitabı ödül haline getiriyoruz. Yani şöyle akşam uyumadan önce 2 kitap okutma hakkı var.  Eğer uyku saati dediğimizde kendini yere atıp ağlar, dünya başına yıkılmış gibi uykum yok diye naralar atarsa 2 kitap hakkının birini kaybediyor. Veya tam tersi apartmanı yıkmadan saçlarını güzelce yıkatıp taratırsa +1 kitap hakkı oluyor. Ve evet o kitapları bininci defa aynı heyecanla(!) kendisine okuyan çoğunlukla ben oluyorum.

Bizde bir ritüel daha var. Eğer gece uyanıp yanımıza gelmezse yani tüm gece kendi yatağında kalırsa sabah baş ucunda sürpriz bir hediye buluyor ve bu hediye çoğunlukla kitap oluyor.

Arkadaşlarımızın çocuklarına çoğunlukla kitap hediye alıyoruz ve bu kitapları İpek’le birlikte seçiyoruz. Ve ben sürekli kitabın en güzel hediye olduğunu vurgulayıp duruyorum.

Her AVM’ye gidişimizde mutlaka kitapçıya girip kitapları elliyoruz, inceliyoruz.

Sabah saatlerinde yaptığımız tiyatroyu paylaştım ama ihsan da ben de gece okumayı seven tipleriz. Ben de genellikle arkadaşın çizgi film izlemek için ayırdığı sürede yanında oturup kitabımı okuyorum. Elimizde yanımızda sürekli bir kitap görüyor. Bazen de ona okuduğum kitaptaki ilginç şeyleri anlatıyorum. Örneğin bu aralar elimde Kongo’da geçen bir roman var. Diyorum ki mesela İpek’çim Kongo diye bir yer var Afrika’da oradaki kumlar tamamen kızılmış sen hiç kızıl kum-çamur gördün mü diyorum mesela…. Ben de hiç bilmiyordum kitapta okuyunca öğrendim çok ilginç değil mi falan diyorum. Neyse uzatmıyorum çaktınız köfteyi….

Böyle böyle onun da kitap olayını doğal olarak benimseyeceğini ummaktayız.

Bu arada acayip bir yeni hobi edindim kendime. Onu da yarına anlatayım artık…. 30uma kadar el işi konusunda 0 olduğumu zannederken 30 umdan sonra ellerimdeki mahareti keşfettim ya neyse…. Hadi bitirdim yazıyı, yarın görüşürüz. Umarım kitap okumayı aşılamak konusunda accccıcık da olsa fikir verebilmişimdir

Sevgiler, neşeyle kalın

Eda

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s