Yemek sorunsali

Şeker ve hamur işini nasıl terk ettim?

20170304_155824
Vallahi becerdim bunu! Babam sigarayı nasıl bıraktıysa ben de öyle bıraktım şekeri ve hamur işini. Bir anda!

Nasıl karar verdim?
Bu kararı vereli tam 1 ay oldu. Kendimi zaten gereksiz şiş hissediyordum bir süredir yani görüntüden ziyade bir rahatsızlık vardı vücudumda.
Diğer taraftan kafamdaki kendime koyduğum en üst limitteki kiloyu aşmayacağımı sanarken git gide daha fazla kilo alıyordum ve bu alım durmuyordu.
Tüm bunlar mutsuzluğu da getiriyordu. Zaten günlerim yoğun ve de stres altında geçiyor ve haftanın 5 iş gününün en az ikisinde evin kapısını çalarken kendimi güler yüzlü olaya zorluyordum. Yani zaten benim modumu düşüren birçok faktrör varken bir de kendimi şişman ve çirkin hissetme duygusunu istemiyordum.
Bir anda ya bir anda bana bir sinir geldi. 14 Mart akşamıydı duştan çıktım böyle bir rahatsızlık var üstümde karnımda kocaman bir şişlik, ev taytımı giydim desenleri böyle bir yayıldı falan bana bir sinir geldi! Karar verdim!
Babam da bir akşam yemeği masasında sigarayı bırakmaya karar verip yarım paketini çöpe atmıştı 20 yıl önce falan oluyor bu, aynen onun gibi oldu!
O andan itibaren kafama bir reset geldi. Hamur işi ve şekeri hayatımdan çıkaracağım dedim. Babamın eşi Selda Abla sanıyorum yarım yıldır falan şekeri terk etmiş durumda ve mutlu! Ona arıyor musun diye sormuştum aramadığını ve bunu sağlığı için yaptığından mutlu olduğunu söylemişti.
Kafamda tamamen bu motivasyon harekete geçtim.

Ne yaptım?Karar verdiğimde zaten akşamdı. Ertesi sabah kendime otlu peynirli bir omlet hazırladım. Yanına zeytin koydum ve tüm bunu bir saklama kabında paketledim. Ofise gittiğimde arkadaşlarımın yanında kahvaltı olarak bunu yedim. Ekmek yok!
Öğlen de bol yeşil salata ve zeytinyağlı ya da protein yemeklerine yöneldim. Herkes mantıcıya gittiği bir gün ben de mantıcıya gittim ama mantı yemedim. Etli başka bir şey yedim.
Akşamları da zaten tencere yemeği yapıyoruz, ev yemeği yani. İpek’in tabağına koyduğum miktarda kendi tabağıma koydum ama yanında ekmek yemedim. Sonrasında tatlı yemedim. Akşam yemeği faslı bitince gidip dişlerimi fırçaladım ve kafamda yemek saatini bitirdim. Benim en kötü düşmanım akşamları yediğim abur cuburdu.

Zorlukları nedir?
Çalışırken beslenme alışkanlıklarını değiştirmek zor. Bir kere bunu belirtmek zorundayım. Benim çalıştığım iş merkezinin altında fırın istanbul var. Bir de terra var. Biz arkadaşlarımla aaayyyylarca fırın istanbuldan simit-açma vs yiyerek kahvaltı yapmıştık. Sonra Seda’nın açmasından kıl çıkınca bir soğuduk ve Terrada kahvaltıya başladık. Orda kahvaltı tabağı var ve fırın istanbula göre daha sağlıklı tabi. Sonra kahvaltı tabağındaki peynirlerin koktuğunu yumurtaların soğuk olduğunu ve bunun düzelmediğini görünce her sabah böyle yiyeceğimize evde kendimiz hazırlarız dedik ve bu yola birlikte çıktık aslında. Birlikte ekmeği terk ettik. Size destek olan birinin olması çok önemli.
Fakat aynı destek ev hayatında gelmedi. İhsan gözümün içine baka baka çikolatalar yemeye devam etti. Kendim için belki sonra…çok sonra diyerek ayırdığım harika çikolataları “e sen de yemiyorsun ki “ diyerek aldı yedi. Ama yine de vaz geçmedim. Birileri önümden çikolatamı kaçırıyor diye kafamdaki karardan dönmedim.
Tam bu noktada çok net bir tespitim var. Kilo sorunu olmayanlar kilo sorunu olanları anlamıyor. Mümkün değil anlamıyor.
Bir diğer zorluk da sosyal hayatta oldu. Arkadaşlarınızın evine davet edildiğinizde sizin için yapılanı red etmek zor. Harika bir masa kurulmuş ama siz kısıtlı yiyorsunuz. Bu durumda davet geldiğinde tatlı tatlı söyleyebilirsiniz. “Ben artık şeker ve hamur işi yemiyorum lütfen uğraşma ama senin zeytinyağlılarına da hayır diyemem” desreniz kırmadan ev sahibini yönlendirebilirsiniz. Veya o masada yemedikleriniz için karşı tarafı üzmezsiniz.

Zorlukları daha çok çevresel.

Hah unutuyordum! Ara öğün. Bugüne kadar deneyimlediğim 1216456716 tane rejimden öğrendiğim bir şey varsa o da ara öğünü atlamamak. Genelde organik-vegan-glutensiz krakerlerden yiyorum veya sadece ağzıma bi miktar çiğ badem atıyorum. Bir çeşit meyve… ara öğün olayını da böyle çözüyorum.
Çalışırken zor olan, mesela Pazartesi günü tam 6,5 saat süren bir toplantıdaydım. Ve dehşet şekilde acıktım. Bu durum vücudum için sağlıklı değil ama yapacak bir şey yok. O toplanıtıdan çıktığımda aç kurt gibiydim masamı bile kemirebilirdim ama gidip kendime sağlıklı bir şeyler buldum. Keten tohumlu yoğurt yedim. Ve meyve yedim.
Bu arada ben zaten meyve suyu, asitli içecek, dondurma sevmem. Çayı kahveyi de şekerli içmezdim. Sadece pastane ürünlerine dehşet bağımlılığım vardı.

Son söz;
Üzerinden 1 ay geçti, karnımdaki şişlik hissim artık yok. Şekerli kurabiye canım çekmiyor. Ekmek dahil her türlü hamur işi hayatımdan çıktı. Karbonhidrat alımımı sıfıra düşürmek istemediğim için eğer denk gelirse biraz patates yiyorum. Ve kendiliğinden 4 kilo gitti.

Bu, rejimden ziyade yaşam tarzını değiştirmekle ilgili. Selda Abla’dan referansla, bir süre sonra tatlı yiyemeyecek hale geleceğim. Ağzıma şekerli bir şey sürdüğümde yakıcı bir etkisi olacak. Henüz denemedim ve canım da istemiyor.
İlk ay böyle geçti bakalım devam eden ayların etkisi ne olacak?
Sevgiler ♥

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s