Çalışan anne, Ev düzeni

Kötü geçen bir günün ardından…

bad-day

Çalışın veya çalışmayın. Çocuğunuz var veya yok… Her yeni gün hepimiz için türlü türlü sinir bozukluklarını beraberinde getirebiliyor. Bazı günler yumuşacık geçerken bazı günler üst üste sorunlar veya gıcıklıklar birbirini kovalıyor… Kötü geçen bir günün ardından rahatlamak için birkaç yöntem paylaşıyorum. 

Eğer sorun işteyse;

*Eğer çok bunalmış durumdaysanız, ve akşam evde çalışmanız gerekiyorsa bir kere nefes almak için o evden çalışma durumunu bir kenara atın. Zaten kötü geçmiş iş gününün enerjisini evinize taşımayın. O akşam rahatlayın dinlenin, gerekiyorsa ertesi sabah işe erken gidersiniz. 

*İş yerinde salak bir gün geçtiyse en iyi terapi aile ile oluyor. Eğer çocuğunuz varsa onunla birlikte bir oyun kurun ve 1 saat bile olsa o oyuna odaklanmaya çalışın. Hava-imkanlar müsaitse küvetiniz varsa çocukla birlikte köpüklü suyla doldurduğunuz küvette oynayın mesela. Eğer kızınız varsa onunla bebek oynayın, puzzle yapın. Birlikte bisiklet sürmeye çıkın. Yani tamamen işi unutacak, çocukların o basit oyun dünyasında kendinizi kaybedin. Kafayı oyuna yoğunlaştırmaya çalışın. 

*Eşinizle konuşun ama zaman sınırlayın, tüm akşamınızı evde o bozuk enerjiyle geçirmeyin. Muhtemelen saçma salak bir şeyler oldu ve durumu kusmak istiyorsunuz. Kusun tabii ki. Ama kendinize ve eşinize zaman sözü verin örneğin 15 dk. 15 dakika boyunca iş arkadaşınıza/müdürünüze söyleyemediğiniz, içinizde patlamak isteyen ne varsa kusun. Sonra 15 dakika bitince hem oda hem de konu değiştirin. Örneği “kusma” kısmını mutfakta yaptıysanız, zaman dolunca salona geçip tv açın. Mantığı çaktınız 🙂 

*Şarap veya relax çayı. Gerçekten son dönemde beni ennnn çok gevşeten şey bu! Günde 200 gr’ı geçmeyecek şekilde şarap içebilirsiniz. Eğer alkole mesafeliyseniz relax çayı da içebilirsiniz. Bunlar bağımlılık yapacak şeyler değil. Benim sorunum şu, iş yerinde olan bir şeyi rüyalarıma taşıyorum ve ertesi sabah yeminle yorgun uyanıyorum. Çünkü gece iyi uyuyamıyorum ve sürekli ofisteki tiplere gerçekte söyleyemediklerimi söylüyorum. Bütün gece bunlarla uğraşıyorum. Sabah kalktığımda tazelenmiş değil göçmüş bir ruh halim oluyor. Şarap bana iyi geliyor, gevşiyorum ve daha rahat uyuyorum. 

*Dışarı çıkın. Ama kafanızda düşüncelerle tek başınıza değil. Arkadaşlarınızla olabilir veya ailenizle olabilir. Temiz hava çok iyi geliyor insana  

*Son önerim; büyük resme bakın. Eski iş yerimde biriyle bir tartışma yaşadıktan sonra babannemi aramıştım. Bana tokat gibi gelen şunları söylemişti; “sen, densiz biri için mi işini bırakacaksın? Sen ne için çalışıyorsun onu düşün. Sence böyle densiz insanların seni safdışı bırakmasına izin vermek sana yakışır mı? Sen şimdi kendini toparlayacaksın, topuklarını vura vura yerine dönüp en iyi şekilde işini yapacaksın. En iyi cevabı onlara aklınla, çalışkanlığınla vereceksin. Sırtın dik burnun yukarıda olsun” Benim babannem 93 yaşında ve hayatımın idolü onu da belirteyim. Özetim şu; büyük resmen bakın. Neden çalışıyorsunuz ve denyolara pabuç mu bırakacaksınız? Bir gün kararınız bu iş yerinden ayrılmak olursa bu sadece sizin isteğiniz ile olmalı ve kendiniz için bir şekilde daha iyisi için…. Gücünüzü hafife almayın. 

Eğer sorun çocuktan ve evden bunalmaksa; 

*Dışarı çıkın. Kendinizle baş başa kalmanın yolunu bulun.

*Kız arkadaşlarınızda dışarı çıkın. Onlarla geyik yapıp çok hafif konular konuşup gülüşmek size iyi gelecek.

Eğer sorun koca kişisiyse;

*Eşinizle tartıştıysanız kendinizi işe verebilirsiniz. Kafanızı bu dağıtıyorsa bunu yapabilirsiniz. Bu size daha kötü geliyorsa o zaman boşverin. İhsana kızınca excel tablolarıyla uğraşmak bana iyi geliyor da o yüzden dedim.

*Çocuğa odaklanın. Koca kişisini saf dışı bırakarak çocuğu alıp parka bahçeye bir yere gidin.

*Eşinizle ilgili iyi şeyleri düşünmeye ve odaklanmaya çalışın. Ne kadar kızgın olsanız da neticede o iyi kalpli birisi ve sizin sevginizi kazanmaya değer birisi. Zaten evlilik dediğiniz gün gelir bayılırsınız gün gelir camdan aşağı atmak istersiniz. Böyle bir şey… unutmayın bazen o da size deliriyor emin olun.

*Arkadaşlar… arkadaşlar… arkadaşlar… hep diyorum, bir kızın pırlantaları (tık tık) kız arkadaşları NET!

*Bir de bana kulaklıkla çok yüksek seste müzik dinlemek çok iyi geliyor. Müzik insanın modunu süper süper değiştiriyor.

 

Sevgiler,,,,

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s