Çalışan anne

Yeni işe alışmak…

images-1

 

Yeni bir işe başlamak herkes için heyecan ve gerginlik getirir.

Yakın geçmişte yeni bir işe başladığım için duygularım ve gözlemlerim tazeyken geride bıraktığım 9 yıllık çalışma hayatımdan edindiğim tecrübelerle yeni ofise adapte olmak adına faydası olacak noktaları toparlamak istedim.  Etrafınızda yeni işe başlayacak birileri varsa yönlendirin. Hiç bir şey olmasa heyecanını hafifletecektir. Uzun bir yazı ama uzun zamandır toparladığım notlarla faydalı bir yazı oldu.

Başlıyorum;

İşe başlamadan önce;

Önceki işinizin son günü ile yeni işinize başlayacağınız ilk gün arasında kendinize zaman ayırın. Bu, mental olarak dinlenmeniz ve kendinizi gireceğiniz yeni ortama hazırlamak için çok çok faydalı olacaktır. Yapabiliyorsanız kendinize bu zamanı ayırın.

Çocuğunuzu rutin olarak bırakacağınız yere alıştırmış olun. Yani kesinlikle ASLA sizin ilk iş gününüz onun ilk kreş günü olmasın. Hergün siz işteyken onun kalacağı yere çocuk alışmış olsun.

İlk gün kimi, nerede bulacağınızı İK sorumlusundan öğrendiğinize emin olun. Herhangi bir aksi duruma karşı sizin giriş işlemleriniz ile ilgilenen İK’cıya direkt olarak sorun. Bunu yapmaktan çekinmeyin. Özellikle plaza veya iş merkezi gibi bir çok iş yerinin konumlandığı büyük bir binada çalışmaya başlayacaksanız, ilk gün daha sabahın ilk dakikasında kapıda kalırsanız (yani güvenlik kontak kişiyi bulamadığı için sizi bekletirse) stres olursunuz. İK’cıya mail veya telefonla ilk gün kimi nerede bulacağınızı kibarca sormaktan çekinmeyin. Zaten o bunu size iletmediyse, bu onun eksikliğidir. Aslında onun düşünmesi gerekir. Yani sormanızda hiç sorun yok.

İlk gün;

Muhtemelen giriş işlemlerinizi yapıp sizi ufak veya büyük bir oryantasyona sokacaklardır. Her şekilde size anlatılanları dinleyin. Anlamadığınız, aklınıza yatmayan bir şeyden bahsediyorlarsa sorun. Çekinmeyin. Kafanız net olmalı. Yarın öbür gün gevrek gevrek bakıp “bunu size daha ilk gün anlatmıştık o zaman bir şey demiyordunuz” diyecek biri çıkabilir. Böyle bir tip olmasa dahi, size anlatılan şeyleri net anlamaya çalışın.

Güleryüzlü olun. Muhtemelen üzerinizde bir gerginlik vardır, olacaktır. Eğer rahatsız olursanız tuvalete gidip derin nefesler alabilirsiniz. Kendinize yüklenmeyin. Herşey ama herşey yeni, size bakan yüzler etrafta uçuşan sesler, firma kültürü, bakış açısı…. Evinizdeymiş gibi ya da en azından eski iş yerinizdeki kadar rahat hissetmemeniz çok ama çok normal. Siz insanlara karşı güler yüzlü olun. Asansörde kahve-çay alınan alanda karşılaştığınız kişilere merhaba demeseniz bile kibarca gülümseyin. Siz gülümserseniz onlar da gülümser ve içlerinden biri mutlaka çıkıp nasıl gidiyor alıştın mı bilmem ne diye sorar. İşte biraz muhabbet sizi daha iyi hissettirecek. Ama siz insanların lafına atlamayın. Eğer gerçekten soracak mantıklı bir sorunuz yoksa gülümsemek veya günaydın/merhaba demekle yetinebilirsiniz.

Kıyafetiniz rahat ama şık olsun. Zaten iş görüşmesine gittiğinizde etrafınıza bir bakmışsınızdır. Etrafta minicik etekli kızlar yoksa siz de minizik etek giymeyin. Veya kimse takım giymiyorsa işe takımla gitmek istemezsiniz. Sizin için en iyi referans iş görüşmesi yaptığınız kişilerin giyim tarzı olur. İlk hafta sade-şık-usturuplu kıyafetlerle ölçülü olun. Kıyafetle dikkat çekmek istemezsiniz zaten.

İlk hafta;

Kahve-çay alanını öğrenin. Oraya gittikçe eğer kalabalıksa biraz elinizi ağırdan alıp insanların ne konuda muhabbet ettiklerine kulak kabartın. Bunu ofiste de yapın. Milletin lafına çöreklenin demiyorum. Örneğin ben şuanki firmadaki ilk haftamda kimsenin ama kimsenin özel bir şey konuşmadığını fark etmniştim. Bundan yola çıkarak şuan bile şirketteki çoğu kişi çocuğum olduğunu bile bilmez. Yani ben de özel bir şey konuşmuyorum. İyi veya kötü olarak söylemiyorum. Her firmanın kendine ait bir kültürü var ve siz ona uyum sağlamak durumundasınız.

Kendinize öğle yemeği arkadaşı bulamadıysanız buna kafayı takmayın. Tek başınıza yemek yerken ezik değil cool göründüğünüzü düşünün ve bu havada yiyin. Birisi sizi yemeye/masasına davet ederse “seve seve” diyerek gidin ve masada dut yemiş bülbül gibi oturmayın. Güleryüzlü ve konuşkan olun. Sorular sorun. Hiçbir konu bulamıyorsanız ve masa çok sessizse konu açmaktan korkmayın. Hava durumu, magazin, sinema, yabancı dizi, yeni iphone…. Bunlar zararsız muhabbetler, siz açın. Yalnız yeme durumu sonsuza kadar böyle gitmeyecek. Ben işe girdiğimde 2 hafta boyunca tek başıma yedim ve eski şirketimde kocaman bir kız grubuyla kikir kikir yemekler yediğim için inanılmaz yadırgadım durumu. Benim için alışmak zor oldu buraya ama size ben söylüyorum öyle zamanlar gelecek ki, siz yalnız yemeyi kafa dinlemeyi tercih eder olacaksınız. Kendinize zaman verin.

Masanıza yerleşin ama dağılmayın. Kendi stilinizi masanıza yansıtabilirsiniz. Ama çarşaf çarşaf aile fotoğrafları yerleştirin demiyorum asla. Gizemli kalmak biraz daha iyi emin olun ve orası ne kadar sizin masanız olsa da sizin profesyonel alanınız. Ona göre yerleşin.

İlk ay;

Not alın. Herşeyi not alın. Bugün size gereksiz gelse de yarın öbür gün geriye dönüp baktığınızda eğlenceli olmanın yanı sıra daha çok anlam kazanacaktır. Not alın.

Size verilen görevleri teyit edin çünkü yanlış anlama ihtimaliniz yüksek çünkü henüz herşeye vakıf değilsiniz. Şunu yapabilirsiniz “…. Şöyle toplarlayayım benden istediğiniz……ve bunu xxxx tarihine kadar maille/çıktı halinde istiyorsunuz) Sizden istenen bir işi net anladığınızdan emin olun.

Soru sormaya devam edin. Güler yüzle anlamadığınız hususları sorun. Kendinizi yiyip durmayın. Sorun!

Binayı iyi öğrenin. İnsanların kaçış noktalarını öğrenin. Mutlaka sigara içilen veya insanların kaçıp telefonla konuştuğu yerler vardır. Bir gün biraz uzaklaşmak, nefes almak isteyecek olursanız nereye gideceğinizi bilin.

Unutmayın!

İnsanlar insanlardır, türlü türlüdür ve insanları %100 anlamak zorunda değilsiniz. Yani herkesi çözemezsiniz. Günümüz iş koşullarında insanlar dengesiz de olabilir. Bir gün güldüğüne ertesi gün anlamsız gözlerle bakarak karşılık verebilir. Çok da anlamlandırmaya çalışmayın. Herkes oraya iş yapmaya ve günün sonunda para kazanmaya geliyor. İşleyen zincirin uyumlu bir parçası olun ve kafanıza göre birini bulamazsanız bunu gerçekten takmayın. Aileniz, eskiden gelen arkadaşlarınız sizin kalbiniz zaten, iş yerinde kanka bulmak için delirmeyin. Gerçekten gerek yok. İşinizde iyi olun. Dürüst olun öncelik bu.

Dedikodudan uzak durun. Dinamitleri bilemezsiniz. Özellikle temizlik ve çay görevlilerinin laf taşıma huyu oluyor malesef onların gözünmez gibi sessizce ortada dolaştıklarına bakmayın. Olayı sadece onlara yüklemek de doğru değil. Kimin kiminle nasıl bir ilişkisi var bilemezsiniz. Dedikodu ortamında kalsanız dahi yorum yapmayın. Çenenizi tutun.

Sosyal medyadan hemen ekleme-takip olayına girmeyin. Bırakın zaman içinde kendiliğinden gelsin o samimiyet. Atlayan olmayın.

Yeni işinizde bol şans.

Unutmayın, siz iyi kalpli ve yardımsever ve çalışkan olursanız, insanlar da size karşı öyle olur. 1 olmaz 2 olmazsa bile sonra utanır o da olur.

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s