Ben...

Ankara…

Bu akşam uykudan önce pijamalarını giydiriyorum bir taraftan da laflıyoruz. Konu dolaştı babama geldi. “Dede çok komik dimi anne” dedi. Ben de güldüm “ hava biraz daha sıcak olduğunda biz de dedenin evine gidelim ister misin” diye sordum. “Dedemin evi nerde” dedi. “Ankara’da tatlım” dedim. “Ankara’da duman patlıyor ama dimi anne” dedi.

Dondum

Zaman durdu herşey durdu

İşte bu, bizim hücrelerimize işleyen “terör” hayatımızı sinsi sinsi kaplayan korku 2,5 yaşındaki çocuğun da zihninde, dilinde. Biliyor! Bir şeylerin olduğunu fark ediyor ama anlamıyor.

Ben, bir emekli albay ile bir emekli edebiyat öğretmeninin çocuğuyum. İkisi de farklı kollardan bu ülke için çalıştı. Yıllarını demek hafif kalır ömrünü verdi. Ben ilk okuldaydım kardeşim kreşe gidiyordu. Size yemin ediyorum babamın nerde olduğunu bilmiyorduk. Bizim için tek bir “yer” vardı. “Görevde” Baba görevde. Neresi o görev? Ne kadar uzaklıkta? Mesela bana, kardeşime, anneme bir şey olsa ne kadar sürede gelir? Gelir mi? Nasıl bir yer orası? Hadi biz bebeydik biz bilmiyoruz. Kuran çarpsın annem de bilmiyordu tam olarak nerede olduğunu. 3 ay düşünün 3 ay!!!! Kocandan haber almadığın 3 ay. Annemle yengem sabahlara kadar sigara içerlerdi balkonlarda manyak bunlar derdim içimden şimdi düşünüyorum insanın gözüne nasıl uyku girsin ki zaten. Sadece neye güvenirlerdi biliyor musunuz? Kötü bir şey olsa eve haberinin geleceğini bilirlerdi. Hayat mı bu? Bu benim çocukluğum, annemle yengemin de gençliği arkadaşlar.

Annem! Annem babamın peşinden şark görevine gittiğinde orta okul sınıfına girip Türkçe konuştuğunda sınıfın yarısının anlamadığını fark eden annem. Edebiyat öğretmeni annem. Gittiği her yurdum ilinde ilmek ilmek öğreten annem. Ben subay karısıyım lojmandan çıkmam demeyen, gittiği her yerde öğretmenliğin hakkını veren annem.

Babam ve silah arkadaşları

Annem ve kalem arkadaşları

3-5 yıl değil ömrünü lan ömür vermişler bu ülke için. Biri toprak için biri ilim için. Çocukları torunları gelecek nesiller için ilmek ilmek, adım adım.

Şimdi söyleyin bana babam duysa torununun ağzından dökülenleri

Oturur ağlar adam saçını başını yolar başka da ne yapsın

Lanet olsun

Yazıklar olsun

Bu gece de beni uyku tutmuyor, o patlattıkları devlet mahallesi lojmanlarındayız. Ben ilkokul ya 3 ya 4 ‘e gidiyorum. Okuldan sonra top oynadığım için kilotlu çorabım delindi annemden gizlemeye çalışıyorum. Ev telefonu çaldı bir sessizlik annem televizyonun fişini çekti kardeşim ağlamaya başladı falan… parça parça ama çok net hatırlıyorum.

Helikopter düşürülmüş 6 asker

6 eve ateş düştü o akşam

6 çocuk, belki biri belki hepsi ile her sabah birlikte okul servisine bindiğim… babasız kaldı

O akşamı düşünüyorum.

Dünkü bomba yüzünden hastanede ağır yaralı olarak yatan 2,5 yaşındaki çocuğu düşünüyorum.

Sadece 2 hafta önce ihsanla ben çocuğumuzun elinden tutmuş istiklalde yürüyorduk kalbim sıkışıyor, çığlık atmak istiyorum.

Öyle güzel ülkemiz öyle güzel topraklarımız, kültürümüz, insanlarımız var ki

İçine sıçtılar içine

Allah belanızı versin, versin ama o günleri babam(lar) ve annem(ler) de görsün

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s