Ben...

ihbar süresi

Bayram tatilinden önce istifamı verdim.

Bayram izninin akabinde tüm fabrikanın tatil olmasından mütevellit yıllık iznimi kullandım

Ve şimdi işe döndüm.

Çok acayip tuhaf tuhaf duygular içindeyim. 2,5 haftalık bir tatil süresinin sonunda ilk iş günü stresi var.

Diğer taraftan nihai olarak işi bırakacak olmanın rahatlığı var.

İşte tam bu noktada ihbar süresinin uzunluğunu sorgulamaya başladım.

İş devri çok önemli bir konu. Çalıştığın yeri bırakırken yine düzgün bir şekilde, yaptığın işi iyice aktarıp çıkman lazım.

Geride kalanların suçu ne?

Ama 8 hafta çok uzun değil mi?

Benim işim için çok uzun.

Diğer taraftan kafasında o işi bitirmiş bir insan için 8 hafta daha çalışmak da zor.

İstifa etmek de zormuş arkadaş!

 

Bir diğer konu da ipeğim.

Tatilde o kadar güzel vakit geçirdik ki şuan burnumda tütüyor.

Sabah babası gene uyandırırken zorlanmış. Ama mecbur uyandırmak zorunda, o kreşe gidecek ki ihsan da işe gitsin.

İçim eziliyor zor uyandığını duyunca. Çok acıyorum.

 

Ve şu son 3 gün harikaydı.

Bir yerlere yazmıştım, son 3 gün, istifa sonrası hayatımın simülasyonu gibi olacak demiştim.

Gerçekten çok güzel bir 3 gündü.

İhsanımı işe uğurladım, ipek canı istediği saatte uyandı. Beraber yavaş yavaş güle oynaya kahvaltı yaptık. Birlikte ona kıyafet seçtik. Hatta dün suyla oynamak istedi. Hiç kırmadım. Biraz oynadı hevesini aldı. Fotograf o zamandan. Sonra onu bebek arabasına koydum, yoldaki tüm kedi-köpeklere el sallayarak kreşe gittik. Öpüştük koklaştık el sallayarak ayrıldık. Sonra ben evime döndüm. Biraz ev işi, biraz kitap, biraz araştırmalarım, biraz internet, blog … inanın 3 gün içerisinde 1 saat dahi tv açmadım. Sessiz ve sakince ve en önemlisi telaşsız bir şekilde işlerimi yaptım. Ailemin sevdiği yemekleri ağır ağır pişirdim. Güzel sofra hazırladım. O sakinlik ruhumu besledi.

Bugün ofisteyim. Yığınla iş geldi o da ayrı bir konu “heeeeheyyyyooooo huuu huuuu ben gidiyorum, adios, bye bye, bunları bana yolluyorsunuz ama????” demek istedim; demedim. Gidene kadar elimden geleni yaparım dedim ve gidene kadar yapabildiğimi yapacağım gerçekten. Dediğim gibi kalanın suçu ne?

Neyse akşam gene 19.00’a doğru eve giderim koştur koştur, yemek ye, mutfak topla, kreş çantasını düzenle, kirlileri ayır, kızın ertesi günkü kıyafetlerini ayarla, kızı ite kaka yıka biran önce uyusun diye dualar et,  evi topla, kendini toparla ve bir bakmışım oooo hhoooo saat 22:00 olmuş bile

Bu telaşı sevmiyorum

Son 3 günün sakinliğini istiyorum.

Ve hayatımda bir defa daha istifa etme lüksüne sahip olduğum için şükrediyorum.

Ve bunu destekleyen biriyle evli olduğum için

Çünkü bu gerçekten bir şans – biliyorum …

Seviler ♡

IMG_4245.JPG

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s