Bebek-cocuk bakimi

Çocuklara hayvan sevdirme

Aylardır hevesle beklediğimiz tatilimizin ilk gününde kahvaltı için dışarı çıktık.

Biz horozlarla uyandığımız için erken gittik, ilerleyen zamanlarda etrafımıza başka çocuklu aileler de geldi. Sağ masaya ipoktan az büyük kızları olan bir aile oturdu. ipek kıza gülüyor o kuzu da bizimkine. Çok tatlılardı. Uzaktan uzağa bakıştılar.

Etrafımıza kediler geldi. Bence kediler gayet zeki hayvanlar, nerde kalabalık varsa oraya yanaşıyorlar 🙂 neyse ben, her hayvan gördüğümüzde yaptığım gibi “ipek bak kedi gelmiş merhaba de annecim” dedim. ipek el salladı falan filan. Sonra masadaki sosisi kesip ipekin eline verdim ve “ona da yemek verelim annecim belki açtır” dedim. Bu bizim her zaman yaptığımız bir şey. ipokun da alışkın olduğu… fakat yan masadaki anne aynen şunu dedi “pis kızım o su dök üstüne gitsin, su dök, al dök” O kuzu bi bize bakıyor, bir annesine. Bu arada bizim kedi sosisi saniyesinde mideye götürdü ipek gülüyor, kediyi alkışlıyor…bizim masada durum böyle. Yandaki kız su dökmedi diye annesi gayet yüksek sesle “ayyy pis şey git git iğrenç şey” diyerek zavallı kediye su attı. Kedi tabi kaçtı gitti. Kadın başladı “pis o annecim yanına gelmesine izin verme, sırnaşır, suyu sevmez kediler, su dök gitsin” Biz eşimle birbirimize bakakaldık.

Hiçbir zaman için, asla, harika muhteşem mükemmel bir anne olduğumu söyleyemem. Sadece elimden geldiği kadar okuyan-araştıran-sorgulayan biriyim. Ama bu sabahki olay alsa eğitim ile alakalı bir durum değildi. Tamamen insani bir şeydi.

Ben ipek ile ara sokaklarda yürüyüş yapmaya bayılıyorum. Çünkü o, benim hiç fark etmediğim şeyleri fark ediyor. Otların arasında gizli kalmış mor bir çiçek, yerdeki karınca sürüsü, sümüklü böcekler… Bu tür şeyler dikkatini çekiyor ve ben de doyasıya incelemesine izin veriyorum. Gördüğümüz her canlı türü için ona sempati ve empati duyacağı şekilde açıklamalar yapmaya çalışıyorum. Şu yaşında beni ne kadar anladığını bilmiyorum ama hiç önemli değil, bugün anlamazsa yarın anlar. Bence önemli olan benim yaklaşımım. Mutlaka önce, gördüğümüz canlının adını söylüyorum. Ne kadar minik dikkat edelim diyorum, arkadaşlarıyla oynuyor senin gibi diyorum ve onun yanından ayrılırken güle güle diyerek el sallattırıyorum.

Tabi her zaman çok sevimli hayvanlar ile karşılaşmıyoruz. Aynı sıcaklığı köpeklere de gösteriyor. Beni tedirgin eden bir durum olduğunda bir hikaye uyduruyorum “sanırım uykusu var tatlım, gel onu rahat bırakalım eee eee yapsın” diyorum mesela. Ama yine de el sallıyoruz.

Herkes kendi doğrularını yapar ama bence bir çocuğun gelişimi açısından, kendinden başka canlıları tü-kaka bilmesi çok çok çok yazık. Çok üzücü. Hayvan sevmeyen insan da sevmez derler ya bana göre çok doğru.

Çocuklarımızı parka götürüyoruz. Başka çocuklarla iletişim kursun istiyoruz ama park kadar bence yeşillik yerlerde dolaşıp, etrafı incelemesini sağlamak da faydalı.

Kimi yetişkin hiç istemese de hayvanlardan korkuyor. Elinde değil, bunu kesinlikle anlayabiliyorum ama çocuğa hayvan sevdirmek için illa hayvanların dibine girmek de şart değil.
Demek istediğim, su dökeceğine hiçbir şey yapma daha iyi

çocuklarımız sevgi dolu olsun
sevgiler

IMG_4161.JPG

IMG_3303.JPG

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s