Çalışan anne, Bebek-cocuk bakimi

Bakıcı arama serüvenimiz

bakıcıMerhabalar

En baştan şunu belirtmek isterim; bu yazıda bakıcının nasıl denetlenebileceği konusunda birtakım fikirler var evet ama bizim hikâyemiz mutlu sonla biten bir hikâye değil. Bu yazı iç açıcı bir yazı değil….

Ben daha hamileyken, bakıcı aradığımı, iyi birini bulursam erkenden başlatabileceğimi eş-dost-akraba-komşu-evin altındaki esnaf demeden herkese duyurdum.

Ve ipek 5 aylıkken bir bakıcı buldum. Oturduk konuştuk anlaştık. Eşimin kuzeni anaokulu öğretmeni ve bulduğumuz kişi, kuzenimizin stajyeri idi. Kendisi evimize geldi, konuştuk, o bizi tanıdı biz onu tanıdık ve ocak ayında başlayacağı yönünde anlaştık. Bunu konuştuğumuzda ekim başındaydık. Ben işe nisan başında dönecektim. El sıkıştık her detayda anlaştık ve “harika, hiç de zor olmadı bu iş” diyerek mutlu mutlu kafamızı kurcalayan büyük bir maddeye tik attık.

Aralık ayında kuzenimiz bana telefon açtı. Özetle durum şöyleydi, kuzenimiz bizim evin civarındaki bir kreşe eski bir arkadaşını ziyarete gidiyor ve bir bakıyor, bizim bakıcımız orda öğretmen olarak çalışıyor. Ne olmuş? İş teklifi gelince kendisi okul müdürünü kıramamış. Ve biz bunu tamamen şansa öğrendik! Hoppala….

Bir kere bulduk yine buluruz dedik ve yine bakıcı arayışı içine girdiğimizi eş-dost-akraba-komşu-evin altındaki esnaf demeden herkese duyurduk. Ocak ayı geldi tık yok. Nisan ayında iş başı yapacaktım. Ocak ayının sonuna doğru bana panik hissi gelmeye başladı. Kızım doğduğundan beri benimle evde baş başa yaşadığı için yabancılama huyu beni çok korkutuyordu. Birini bulacağım, kızım ona alışacak, ben kişiye güveneceğim… Süreç uzun ve korkutucu geliyordu. Eşimin dayısının dükkânının camına ilan astık. Dayımız ve yengemiz ilan ile ilgilenen kişilerle ön görüşme yaptı. Onların olumlu değerlendirdiği kişileri ben eve davet ettim ve görüştük. Hiç abartmıyorum 30’a yakın kişi ile görüşmüşümdür. Genel olarak sorun sabah 06:30’da eve gelmeleri gerekmesiydi. Yüz yüze görüşmeye davet etmeden önce telefonda, ilk önce bunu söylememe rağmen bayanların çoğu eve geldikten sonra saat konusunda pazarlık yapmak istedi. Saatin çok erken olduğunun farkındayım. Bu sebeple hep evime yakın oturan kişileri çağırdım ama her biri ayrı bir hikaye. Kaç defa el sıkıştık ama tam iş başı yapmadan önceki gece arayıp bir gerekçe ile işi red ettiler. Genelde bu gerekçe sağlık sorunu oluyordu. Biraz kurcalayınca da sabah o saatte kalkmak zor geliyor diyorlardı. İşte bu benim çıldırdığım nokta oluyordu. Çünkü zaten en en ennnn başta saat konusunu belirtmiştim.

Bu arada ben temizlik-yemek vs hiçbir iş istemiyordum. Sadece çocuğumla ilgilensin yeter diyordum.

Tabii ki olumsuz görüşmelerin tek sebebi çalışma saatleri değildi.

Size duyduğum birkaç cümleyi aktarmak istiyorum.

*ben her zaman çocuk uyuduğunda yanında yatarım (nasıl yani….) başına bir şey gelmesinden korkarım.

*ben meğerse şeker hastasıymışım bunu yeni öğrendim doktor çocuk bakman çok tehlikeli dedi

*ben sigara içiyorum evet ama çocuğu nereye kadar sakınacaksınız ki

*ben çocuğu yıkayamam, korkarım (e parka gidip eve dönünce dizlerini falan yıkamayacak mısınız? – silerim)

*ben çocuğu parka götüremem, korkarım

*ben çocuk için de yemek yapmam, siz ne yaparsanız ben de çocuk da onu yeriz

*benim babam çok ağır hasta, öğleden sonraları çocuğu da babamı da alıp yürüyüşe çıkmak isterim (e babaya mı bakacaksın çocuğa mı)

Bu noktada bir şey daha belirtmek istiyorum. Bakıcı arama sürecimde fark ettiğim ve çok üzüldüğüm bir nokta şu oldu. Ben artık bu ülkedeki işsizliğe inanmıyorum. Görüştüğüm bayanlar çalışmaya ihtiyaçları olduğunu söyleyip ücret pazarlığı yaptılar ve sonra da (arka sokağımda oturan dahi) sabah erken gelemeyeceklerini söylediler. Ben o saatte çıkıp Gebze’ye gittim hem de 7 yıl. Eğer gerçekten çalışmak istersen, sabah 4’te de olsa kalkarsın… Yeter ki karşılığını al.

Sonra birini bulduk. Şubat başında başladı. Her zaman içgüdülerime güvenirim ama bu bakıcı konusunda o kadar çaresizdim ki içgüdülerimi hep göz ardı ettim. Büyük hata! Hep bir güvensizliğim vardı ama hiç elimde somut bir şey yoktu. Ta ki o güne kadar. İpek yeni diş çıkarıyordu ve neredeyse tüm gece uyumamıştım. Gerçekten çok bitkindim ve ilk defa kızımı bakıcısına bırakıp uyumaya gittim. Ben sadece yatak odamın kapısını kapatmıştım, o ara kapıyı ve mutfak kapısını da kapattı. İyi niyetle yaptığını düşündüm fakat bir süre sonra mutfaktan gelen seslerde anormal bir düzen fark ettim. Yani bir bebekle konuşur gibi değil de sohbet eder gibi. Kalktım çat diye mutfağa girdim ve gördüğüm manzara beni mahvetti. Şöyle canlandırın; kadın masada yan oturmuş tek kolu masanın üzerinde ve telefonla konuşuyor. Diğer kolunda ipek var, yatıyor. İpek ki asla sallayarak uyutmadım, kadının tek kolunda ve o kol deli gibi aşağı yukarı sallanıyor. Kızın başı kadının kolundan aşağı düşmüş, o kadar hızlı sallıyor ki anlatamam. Başının -boynunun o hali şuan gözümün önüne geldi tekrar ve içim ürperdi. En başında uyardım sizi, bu mutlu bir hikâye değil. Yani kızı sallaya sallaya uyutmuş ki uyku saati değil, kendisi çayını koymuş telefonla konuşuyor. Cinlerim tepeme çıktı. Beni görünce telefonu hemen kapattı kızı sallamayı kesti ama yavrumun başı tamamen geriye yatmış halde… Hiçbir şey söylemedim kızımı aldım nazikçe yatağına yatırdım. Gittim elimi yüzümü yıkadım. İçimdeki öfkeyi kontrol altına aldım ve oturdum karşısına konuştum. Çok sert bir konuşma yaptım ve gitmesini istedim. Özür diledi bir sürü şey söyledi son bir şans istedi ve ben de kabul ettim.

Fakat kontrollerimi psikopatlık derecesine taşıdım. Bir arkadaşım bana geldi. Çay içiyoruz, sohbet ediyoruz. Dedim ki bakıcıya İpek’i al da parka gidin ben de arkadaşımla rahat oturayım. Onları yolladım evden. Arkadaşıma dedim ki sen otur. Ben kontrole gidiyorum. Parkın arka tarafından dolandım. Bakıcıyı uzaktan gördüğüm bir yere saklandım. Bankta oturuyordu. İpek bebek arabasından dışarı çıkmak için çırpınıyor, bizim bakıcımız elinde telefon İpek’in yüzüne bakmıyor. Telefon açtım ne yapıyorsunuz dedim. Salıncakta sallıyorum ipek de çok mutlu dedi. İnanamadım. Eve döndüm arkadaşıma anlattım. O da şok!

Sonuç olarak, işe başlamama bir hafta kala bakıcı ile yollarımız ayrıldı.

İnanın bana çok zor zamanlardı.

Bakıcıyı kontrol etmek için mutlaka iyi niyetinizi bir tarafa koyun ve psikopat gibi takipte olun. Ben kamera ile izlemeye çok karşıydım. Ama artık fikrim tamamen değişti.

hep söylüyorum iç güdüler çok önemli, eğer içiniz rahatsa bayanı huzursuz etmek yanlış olabilir ve tam tersi bir sonuç da doğurabilir. Benim size önereceklerim tamamen olumsuz hisler ve bulgular olan durumlar için… emin olmak için…

Ani baskınlar yapın. Evde bir şey unuttuğunuzu vs söyleyip çat kapı eve dalın.

Evden çıktıktan sonra kapınızı dinleyin. Eve dönerken de aynı şekilde.

Bir defter tuttun ve tutturun. Çocuk saat kaçta uyudu ne yedi oraya not aldırın. Muhakkak bir disiplin getiriyor.

Yalan testi yapın. Önceden anlattırdığınız bir şeyi birkaç hafta sonra unutuş gibi yine sorun. Detay sorun. Yalan bir huydur.

Referansları mutlaka kontrol edin. Hatta üşenmeyin görmeye gidin. Komşu veya akrabası da referans olabilir.

Benim bakıcı deneyimim kötü sonuçlandı.

Çok iyi bakıcıların da olduğunu biliyorum ama ben o şanslı azınlıkta olamadım.

Bu arada bir sürpriz; şuan ipokun kreş öğretmeni, ilk bulduğumuz, sonrada kreşe giren bakıcı  :))Döndü dolaştı onun eline kaldı 😀

iyi ki de öyle oldu…

Reklamlar

1 thought on “Bakıcı arama serüvenimiz”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s